Hoş geldiniz değerli misafirler. Kömür deposunun
boşalmasından Mamak’a sonbaharın geldiğinin anlaşıldığı bugünlerde Samsun
asfaltından hareket edecek otomobilimizle kısa bir şehir turu atacağız. Şehrin
tarihine ve kültürüne tanıklık edeceğimiz bu gezinti sırasında yanından
geçtiğimiz yapılar bizi şarkılarla karşılayacak. İlk olarak Çağdaş Türkü
grubunun söylediği “Uyanıyor Ankara” şarkısıyla önünden geçmekte olduğumuz Siteler’de
binlerce işçinin işe yetişme telaşıyla yaşama kavgasına başladığını görüyoruz.
Direksiyonumuzu sola kırarak geldiğimiz Cebeci Asri Mezarlığında Selda
Bağcan’ın “Uğurlar Olsun” şarkısı Uğur Mumcu şahsında öldürülen gazeteciler
için saygı duruşuna geçmemiz gerektiği uyarısında bulunuyor. Hacı Taşan’ın “Ankara’da yedim taze meyvayı”
türküsünün geldiği yöne ilerleyerek Kale ile Augustus Tapınağı’nın arasından
geçerken Frig ve Galatlılardan kalan izlerin hala silinmemiş olmasının sevincini
sizinle paylaşıyoruz. Taze meyve demişken Ulus Halini rotamıza dahil ederek
şehrin ekonomik hayatına da göz atalım isterseniz. Anafartalar’dan Hamamönü’ne
doğru giderken Bulutsuzluk Özlemi’nin “Sadece gölgem takip eder beni Ankara
sokaklarında” şarkısı bugün yerinde yeller esen Yahudi Mahallesi ile Hacettepe
Mahallesini duyurmak istiyor. Opera
Köprüsüne üzerine geldiğimizde sağımızda Halkevleri’nin ilk binası olan Devlet
Resim ve Heykel Müzesinin, yanındaki Etnoğrafya Müzesi, karşısındaki Opera ve
Bale Binası ve az geride kalan Küçük Tiyatro ile Anadolu Aydınlanmasının
sembolleri olarak parlamaya devam ettiğini görüyoruz. Köprüden aşağı inerken
Gençlik Parkı’ndan “Söyledim Aşkımı Ben Ankara Rüzgarına” diye dertlenen Nesrin
Sipahi’yi, hemen karşıda bulunan CerModern’den seslenen Zuhal Olcay’ın
“Ankara’da Aşık Olmak Zor İki Gözüm” diye teselli ettiğini duyuyoruz. Otomobilimizin
tekerleği Atatürk Bulvarı’nda dönmeye başladığında Ankara Radyosu, Haluk
Levent’in “Neler Neler Yapıyorsun Bensizken Ankara’da” şarkısını yayınlamaya
geçti bile. Radyo binasının karşısında bulunan Muzaffer Sarısözen heykeli bağlamasını
Ali Kızıltuğ’a uzatarak “Sen Yoksun ya Böyle Issız Ankara” türküsüyle karşılık
veriyor. Âşıklar atışmasının içinden geçen şehir turumuz Hitit Heykeline
yaklaşırken “Ankara’nın Taşına Bak” diye gürleyen Ruhi Su’nun sesiyle DTCF’nin
taş binasını atladığımızı anlıyoruz. Hatamızı
affettirmek için gaza basarak sizi Grup Yorum’un “Güvenpark’ta o anıta çok
saygı selam ederik “ şarkısını dinleyebileceğiniz Kızılay’a doğru hızlanıyoruz. Şimdiden
söyleyelim, daha sonra Erkin Koray “ Yıllar önce delikanlılar en hızlı
zamanlarında Kızılay’da / En hızlı anılarını Kızılay’a çakarken” şarkısını
söylemeye başlayacak. Otomobilimiz Kuğulu Park’ın etrafından Tunalı Hilmi
Caddesine girderken Vega grubu yolculuğumuzun sonuna geldiğini haber veriyor:
“Yağmur
dönerken kara
Şarkılar var falımda
Hepsi Sana Ankara”
Bu meteorolojik tespitin Haramiler tarafından “ Kar yağıyor
bugün Ankara’ya” şarkısıyla teyit edilmesini artık evimize dönme uyarısı olarak
anlayabiliriz. Yeni Gezi’lerde görüşmek üzere…
Yorumlar
Yorum Gönder