Genel kurulla kulübü ele geçiremeyen Gökçekgiller borç sopasını sallayarak saltanat peşinde… Ankara’yı bir ahtapot gibi saran Gökçek ailesinin kolları kentin önde gelen takımlarından birini boğmak üzere
Babasını aratmayan Ahmet Gökçek, Ankaragücü’nü kaosa itti. Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi 400 kişinin usulsüz üye yapılmasını gerekçe göstererek 30 Ağustos 2009 ve 3 Ocak 2010 tarihlerinde yapılan genel kurulları iptal etti. Mevcut yönetim Yargıtay kararına kadar görevde kalabiliyor ama kulübe haciz getiren yöneticilerin yönetimde olduğuna bakılırsa bu pek mümkün görünmüyor.
Belediye başkanlarının profesyonel spor kulüplerinin başkanlığını yapması yasaklandığından beri kendini onursal başkan olarak atayan Melih Gökçek’in yerine kulüp başkanlığını oğlu Ahmet Gökçek yürütüyor. Gökçekgiller’in Ankaragücü yönetimine geldiği bir yılın sonunda kulübün 50 trilyon borcu bulunuyor. Futbolculara 11 aydır ödeme yapılmamasına rağmen bu kadar borcun nasıl oluştuğu muamma. Zabıta müdürlerine bile borcu olduğu söylenen kulübün, Ankaraspor’la birleşmesi şüphe uyandırmıştı. Bu birleşmenin Ankaraspor’daki yolsuzlukları silip borçlarını Ankaragücü’ne yıkmak için yapıldığı görüşü hakim.
Taraftarların yönetimi devralmasını istediği isimler ise Melih Gökçek’in santajları nedeniyle karar veremiyor.
Melih Gökçek mali tabloyu ve borçların vadelerini açıklamaya yanaşmıyor, Saray tesislerini geri almakla tehdit ediyor, bu şartlarda kimse yönetime aday olmaya cesaret edemiyor.
Kulübün iddaa, reklam, yayın vs. gelirlerinin ise Ayhan Atalay tarafından kurulan Ankaragücü A.Ş.’nin hesabına yatırıldığı söyleniyor. Bu şirket, kamu yararına dernek statüsünde bulunan Ankaragücü’nü yandaş 400 üyenin de oylarıyla özelleştirme amacıyla kurulmuş, kulübü kendi mülkiyetine geçirme yolunda önemli bir kilometre taşıydı.
Yandaş taraftar yarattı
Gökçekgillerin yönetme biçimleri her yerde aynı. Ahmet Gökçek başkan olduktan sonra yandaş taraftar grupları oluşturdu. Tribündeki grup sayısı yapay olarak 10’a yükseldi. Kongreler mahkeme kararıyla iptal edildiğinde yandaş gruplara Büyükşehir Belediye binası önünde kendilerine destek eylemi yaptırdılar. Belediye çalışanlarının zorla katıldığı bu eylem mesai çıkışında yapıldı. Adem Koçak gibi yandaş futbolculara da “Yönetimi çok seviyoruz, başkan giderse biz de gideriz” gibi demeçler vermek düştü. Parasını alamadığı için federasyona şikayette bulunan futbolcuların başında Adem’in bulunmasının ise henüz bir açıklaması yok.
Ankaragücü’nü zor bir sezon bekliyor. 23 futbolcu alacakları ödenmediği için kulübe ihtarname çekti. Bu futbolcular 26 Aralık’ta serbest kalacak ve kulüp yönetimi bu futbolcuların yerlerine transfer yapamayacak. Kalan maçlara A2 takımı oyuncularının çıkması bekleniyor. Bu durum da küme düşme tehlikesine işaret ediyor.
Her konudaki etik anlayışa özenle uzak duran Melih Gökçek, spor etiğine de sırtını dönerek paranın gücünü kullanıyor. Ankaraspor’un “onursal başkanı” iken Ankaraspor-Ankaragücü maçına taraftarların girememesi için bilet fiyatlarını 150-250 lira yapmıştı.
Ankaragücü yönetimine gelince de 2 hafta önce oynanan Fenerbahçe maçında biletleri 120-130 lira arasında sattı. Ancak diğer taraftan yarattığı yandaş taraftarlara bedava bilet dağıttı.
Gökçekgillerin futbol deneyimi sınırları aşıyor
Melih Gökçek ve oğlunun kıtalararası spor kulübü yöneticiliği deneyimi her yerde aynı sonucu verdi. 2006 yılında Almanya’da amatör bir takım olan ‘Berlin Athletik’ kulübünün başına şampiyonluk vaadi ile Ahmet Gökçek geçti. Kulubün adı Berlin Ankaraspor yapılırken logosu da Ankaraspor’un logosunun aynısı oldu. Gökçek 1 yıl sonra kulübü dünya kadar borçla ortada bırakıp geldi. Borçları ödeyemeyen Alman yöneticilerin tutuklanması istendi. Yönetimi ele geçirmek için ustaca oyunlar oynayan Gökçekgillerin ardında yerle yeksan olmuş takımlar bırakmalarını beceriksizlikle açıklamaya kalkmak saflık olur. Para trafiğini ve bu paranın hangi renkleri aldığını izleyebilseydik keşke…
Kendini Türk futboluna adamış
Hayali ihracatçı Hasbi Ağalar, Nurettin Güven’ler, Jet Fadıllar boşuna mı spor kulübü yöneticiliği yapmışlardı? Melih Gökçek’in neyi eksikti? Üstelik o geçen gün yandaş kanalı (ya da ‘sahibi’ olduğu) Beyaz TV’de söylediği gibi kendini Türk sporuna adamış biriydi.
26 Aralık 2010
Babasını aratmayan Ahmet Gökçek, Ankaragücü’nü kaosa itti. Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi 400 kişinin usulsüz üye yapılmasını gerekçe göstererek 30 Ağustos 2009 ve 3 Ocak 2010 tarihlerinde yapılan genel kurulları iptal etti. Mevcut yönetim Yargıtay kararına kadar görevde kalabiliyor ama kulübe haciz getiren yöneticilerin yönetimde olduğuna bakılırsa bu pek mümkün görünmüyor.
Taraftarların yönetimi devralmasını istediği isimler ise Melih Gökçek’in santajları nedeniyle karar veremiyor.
Melih Gökçek mali tabloyu ve borçların vadelerini açıklamaya yanaşmıyor, Saray tesislerini geri almakla tehdit ediyor, bu şartlarda kimse yönetime aday olmaya cesaret edemiyor.
Kulübün iddaa, reklam, yayın vs. gelirlerinin ise Ayhan Atalay tarafından kurulan Ankaragücü A.Ş.’nin hesabına yatırıldığı söyleniyor. Bu şirket, kamu yararına dernek statüsünde bulunan Ankaragücü’nü yandaş 400 üyenin de oylarıyla özelleştirme amacıyla kurulmuş, kulübü kendi mülkiyetine geçirme yolunda önemli bir kilometre taşıydı.
Yandaş taraftar yarattı
Gökçekgillerin yönetme biçimleri her yerde aynı. Ahmet Gökçek başkan olduktan sonra yandaş taraftar grupları oluşturdu. Tribündeki grup sayısı yapay olarak 10’a yükseldi. Kongreler mahkeme kararıyla iptal edildiğinde yandaş gruplara Büyükşehir Belediye binası önünde kendilerine destek eylemi yaptırdılar. Belediye çalışanlarının zorla katıldığı bu eylem mesai çıkışında yapıldı. Adem Koçak gibi yandaş futbolculara da “Yönetimi çok seviyoruz, başkan giderse biz de gideriz” gibi demeçler vermek düştü. Parasını alamadığı için federasyona şikayette bulunan futbolcuların başında Adem’in bulunmasının ise henüz bir açıklaması yok.
Her konudaki etik anlayışa özenle uzak duran Melih Gökçek, spor etiğine de sırtını dönerek paranın gücünü kullanıyor. Ankaraspor’un “onursal başkanı” iken Ankaraspor-Ankaragücü maçına taraftarların girememesi için bilet fiyatlarını 150-250 lira yapmıştı.
Ankaragücü yönetimine gelince de 2 hafta önce oynanan Fenerbahçe maçında biletleri 120-130 lira arasında sattı. Ancak diğer taraftan yarattığı yandaş taraftarlara bedava bilet dağıttı.
Gökçekgillerin futbol deneyimi sınırları aşıyor
Melih Gökçek ve oğlunun kıtalararası spor kulübü yöneticiliği deneyimi her yerde aynı sonucu verdi. 2006 yılında Almanya’da amatör bir takım olan ‘Berlin Athletik’ kulübünün başına şampiyonluk vaadi ile Ahmet Gökçek geçti. Kulubün adı Berlin Ankaraspor yapılırken logosu da Ankaraspor’un logosunun aynısı oldu. Gökçek 1 yıl sonra kulübü dünya kadar borçla ortada bırakıp geldi. Borçları ödeyemeyen Alman yöneticilerin tutuklanması istendi. Yönetimi ele geçirmek için ustaca oyunlar oynayan Gökçekgillerin ardında yerle yeksan olmuş takımlar bırakmalarını beceriksizlikle açıklamaya kalkmak saflık olur. Para trafiğini ve bu paranın hangi renkleri aldığını izleyebilseydik keşke…
Kendini Türk futboluna adamış
Hayali ihracatçı Hasbi Ağalar, Nurettin Güven’ler, Jet Fadıllar boşuna mı spor kulübü yöneticiliği yapmışlardı? Melih Gökçek’in neyi eksikti? Üstelik o geçen gün yandaş kanalı (ya da ‘sahibi’ olduğu) Beyaz TV’de söylediği gibi kendini Türk sporuna adamış biriydi.
26 Aralık 2010

Yorumlar
Yorum Gönder