Ana içeriğe atla

Yakarız Fermanları Yakarız

 

Yakarız fermanları yakarız

“Yine kitapları, türküleri, bayraklarıyla geldiler,

dalga dalga aydınlık oldular,

yürüdüler karanlığıüstüne.

Meydanları zaptettiler yine”

Nazım Hikmet

Tüm rüzgarlar ters yönden estiğinde, gökyüzünü kara bulutlar kapladığında, akıntıya karşı kürek çekmek zorunda kaldığında umutsuzluğa kapılma. Dipten gelen dalgayı görenleri, anafora karşı duranlarıüniversitelerinde önce öğrenci cephelerini sonra Koordinasyon hareketini yaratanları hatırla…

“Sararıp dökülmeden önce kızaran yapraklar ki onlar
Şan verdiler ortalığa bütün bir sonbahar”

Can Yücel

Bildiğin yanıldığına yetmediğinde, ezberlerin seni kısırlaştırdığında, ufuk çizgin burnunun dibine düştüğünde kendini çaresiz hissetme. Gerçekçi olup imkansızın peşine düşenleri, harçlara karşı topladığı 350.000 imzayla Kızılay’ı zapt edip temsilcilerini TBMMye gönderenleri, hayal gücüne güvenerek 30 yıl önce bugün “Ferman devletin üniversiteler bizimdir” pankartını İstanbul Üniversitesinin tarihi binasına asanları hatırla…

“Mevsim dönüp de yeniden yeşermeye başlayınca rüzgâr
Çıplağında o atın yine onlar koşacaklar
O çocuklar
O yapraklar
şarabî eşkıyalar

Can Yücel

İşçi sınıfı öncülüğünde devrime yürümekten vazgeçip topçu-popçu peşinde parlamentoya kapağı atma hayali kuranları gördüğünde, militanları müşahite dönüştürmeye çalışanlarla karşılaştığındafaşizmi sandıkta yenme rüyası bulaşıcı bir hastalık gibi yayıldığında yolundan dönme. Parasız eğitimparasız sağlık sloganını pankartına taşıyarak öğrenci hareketinden halk hareketi olmaya doğru yol alanları, harçları ödemeyi reddedip deprem felaketinin yaşandığı Dinara yardım elini uzatanları, IMFye, NATOya, savaşa karşı yapılan eylemlerde üniversitelerinden taşıp sokakları aşındıranları hatırla…

“Polislere ısmarladım çay gele, çay gele

Kaskları da başlarına dar gele, dar gele

Ellerinde vardır bir de kalkanı, kalkanı

Copluyorlar okuyanı, yazanı, yazanı

Bütün yollar tutulduğunda, çıkmaz sokaklara girdiğinde, Ulucanlar’da, Çankırı’da akşamlar mahpushaneye erken indiğinde geri dönmeyi aklına bile getirme. Bir zamanlar Zafer Çarşısı’nın karşısında bulunan Danıştay binasından hareket edip Milli Eğitim Bakanlığı önüne kadar yolu trafiğe kapatarak yürüdükten sonra Koordinasyon flamasını kurumun önünde bulunan bayrak direğine çekip dalgalandıranlarıCebeci Kampüsü’nden Çankırı Hapishanesi’ne doğru tünel kazmaya başlayanları, Kağızman türküsünü, Venceromos marşını öğrenci hareketine uyarlayıp söyleyenlerikavganın en kızgın anında devrimci neşesini eksik etmeyenleri hatırla…

“ve biz yine yıldızlara bakarız
ve yine yıldızlar bize bakar”

Attila İlhan

Üstüne korku saldıklarında, sesini boğmaya çalıştıklarında, nefesini kesmek istediklerinde teslim olma. Mecliste pankart olup işkenceci polis şeflerinin aklını başından alanları“Çeteler Meclis’te öğrenciler hapiste” sloganıyla halkın bağrına bastığı evlatlarını, Kızılaydan Kolejdoğru vuruşa vuruşçekilenleri, 24 Nisan 1996 günü Rektörütatil ilan etmek zorunda kalğı fakülteyi, 1998 yılının Mart ayında takvimler 18’ini gösterirken Koordinasyonun bir ucundan girdiğİstiklal Caddesi’nde Yunan Konsolosluğu’nun önündeki terk edilmiş polis kulübesini, havaya ateş açarak Karaköye doğru kaçan polisleri hatırla…

“Bugünlerden geriye

Bir yarına gidenler kalır

Bir de yarınlar adına direnenler”

Adnan Yücel

Beytepe’de umut, Beyazıt’ta taş, Taksimde isyan olan öğrenci hareketini mazide kalmış şanlı bir sayfadan ibaret görme. Kabuğunu çatlatan Koordinasyon çocuğunu 2025 yılında yine ODTÜ’de çatışan mavi bir flama olarak gördüğünde şunu anla: Koordinasyon geçmiş değil bugündür…

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SIRRINI VER ANKARA

     Tekmil ufuklar kışladı    Dört yön, onaltı rüzgar    Ve yedi iklim beş kıta    Kar altındadır.   Ahmed Arif, Karanfil Sokağı adını verdiği şiirine tüm dünyanın kar altında olduğunu söyleyerek başlar ki kendisinin de yedi iklimden bahsettiğine baktığımızda aynı anda tek mevsimin yaşanması pek mümkün değildir. Şairin bir bildiği var diyerek şiire devam edelim. …    Vatanım boylu boyunca    Kar altındadır Dünya ölçeğinden Türkiye sınırlarına çekilen şair bir kez daha yolların, dağların, tarlaların kar altında olduğunu vurgulama gereği duyar.     Döğüşenler de var bu havalarda El, ayak buz kesmiş, yürek cehennem   …    Dağlara çekilmiş    Kar altındadır İzleyen kıtada dünyayı değiştirmeye çalışanlara selam göndermek isteyen Ahmed Arif, mücadele ateşinin yandığı yerlerin bile kar altında olduğunu söylerken iki karşıt gücün çatışmasını tezat sanatı eşli...

Sabahattin Ali’nin Meskeni Ankara

  Fotoğraf: Eşi Aliye ve kızı Filiz ile, Ankara “ Bir gün kadrim bilinirse, İsmim ağza alınırsa, Yerim soran bulunursa: Benim meskenim dağlardır ” Sanat ve edebiyat hayatının kalbi attığı kent deyince akla İstanbul gelir. Ankara’nın payına düşense bürokrasi ile özdeşlemektir. Aslında hayat bu algıya uymaz. Sevgi Soysal Yenişehir’i, Gülten Akın Seyranbağları’nı eserlerine taşımış, hem Birinci hem İkinci Yeni akımı Ankara’da doğmuş, Ahmed Arif’in Karanfil Sokak’tan, Altındağ’dan, İncesu’dan, Enver Gökçe’nin DTCF’den bahseden şiirleri burada yazılmış, Sivas’ta yakılan Behçet Aysan ile Metin Altıok en çok Ankara sokaklarını yasa boğmuş, Attila İlhan’a, Ece Ayhan’a, İlhan Berk’e, Vüs’at O. Bener’e ilham kaynağı olan yine bu şehir olmuştur. Geçmişte kalmış parlak bir sayfa olarak görülemeyecek bu durum Ahmet Telli, Mehmet Eroğlu, Nazlı Eray, Gürsel Korat, Cemil Kavukçu ve Barış Bıçakçı’nın eserleriyle sürekliliğini korur. Behzat Ç. polisiyesini bir kenarda tutsak bile üniversite yılların...

Şarkılarla Şehir Turu

  Hoş geldiniz değerli misafirler. Kömür deposunun boşalmasından Mamak’a sonbaharın geldiğinin anlaşıldığı bugünlerde Samsun asfaltından hareket edecek otomobilimizle kısa bir şehir turu atacağız. Şehrin tarihine ve kültürüne tanıklık edeceğimiz bu gezinti sırasında yanından geçtiğimiz yapılar bizi şarkılarla karşılayacak. İlk olarak Çağdaş Türkü grubunun söylediği “Uyanıyor Ankara” şarkısıyla önünden geçmekte olduğumuz Siteler’de binlerce işçinin işe yetişme telaşıyla yaşama kavgasına başladığını görüyoruz. Direksiyonumuzu sola kırarak geldiğimiz Cebeci Asri Mezarlığında Selda Bağcan’ın “Uğurlar Olsun” şarkısı Uğur Mumcu şahsında öldürülen gazeteciler için saygı duruşuna geçmemiz gerektiği uyarısında bulunuyor.   Hacı Taşan’ın “Ankara’da yedim taze meyvayı” türküsünün geldiği yöne ilerleyerek Kale ile Augustus Tapınağı’nın arasından geçerken Frig ve Galatlılardan kalan izlerin hala silinmemiş olmasının sevincini sizinle paylaşıyoruz. Taze meyve demişken Ulus Halini rotamıza d...