Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ocak, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yürüyeceği Yolu Açan Yolcular

  Bana tarihini anlattın Tarihimi onunla ölçeyim diye Geçmişte devrimci hareketler içerisinde yer almış militanlar üzerine yayımlanan anı ve biyografi kitaplarının belli bir doygunluğa ulaştığı söylenebilir. Bugünün devrimcileri geçmişi çeşitli yanlarıyla ele alan bu çalışmalardan çok şey öğrendiler. Ancak meseleye analitik açıdan yaklaşan çalışmalar hem sınırlı hem de var olan çalışmaların solun yükselişte olduğu 60’lı ve 70’li yıllara odaklanması nedeniyle tarihimizin bazı dönemlerine yaprak kımıldamayan dönemler olarak bakılmakta, bu durum en zor dönemlerde mücadeleyi sürdüren, ağır bedeller ödeyen devrimcilerin haksızlığa uğramasına yol açmakta. 1980-1992 dönemini analiz eden Ertuğrul Bilir’in “Darbeden Sonra Devrimci Yol” adlı kitabı bu konuda önemli bir boşluğu dolduracak gibi görünüyor. 12 Eylül darbesinden sonraki 12 yılı 3 alt döneme ayırarak ele alan bu çalışma; o dönemlere dair dünya ve ülke tahlili, işçi ve gençlik hareketlerinin durumu ve solun genel haline mercek tuta...

Şarkılarla Şehir Turu

  Hoş geldiniz değerli misafirler. Kömür deposunun boşalmasından Mamak’a sonbaharın geldiğinin anlaşıldığı bugünlerde Samsun asfaltından hareket edecek otomobilimizle kısa bir şehir turu atacağız. Şehrin tarihine ve kültürüne tanıklık edeceğimiz bu gezinti sırasında yanından geçtiğimiz yapılar bizi şarkılarla karşılayacak. İlk olarak Çağdaş Türkü grubunun söylediği “Uyanıyor Ankara” şarkısıyla önünden geçmekte olduğumuz Siteler’de binlerce işçinin işe yetişme telaşıyla yaşama kavgasına başladığını görüyoruz. Direksiyonumuzu sola kırarak geldiğimiz Cebeci Asri Mezarlığında Selda Bağcan’ın “Uğurlar Olsun” şarkısı Uğur Mumcu şahsında öldürülen gazeteciler için saygı duruşuna geçmemiz gerektiği uyarısında bulunuyor.   Hacı Taşan’ın “Ankara’da yedim taze meyvayı” türküsünün geldiği yöne ilerleyerek Kale ile Augustus Tapınağı’nın arasından geçerken Frig ve Galatlılardan kalan izlerin hala silinmemiş olmasının sevincini sizinle paylaşıyoruz. Taze meyve demişken Ulus Halini rotamıza d...

Ben Bir Otobüs Durağıyım

  Ben bir otobüs durağıyım. Çoğunuzla karşılaşmışızdır. Sağımdan Selanik Caddesi geçer, solumda Karanfil Sokağı durur. Beklemeyi o kadar benimsemişim ki, sabah-akşam telaşlı koşturmalarınıza bir anlam veremem. … numaralı otobüs sürekli önümde durup kapılarını açsa da bir kez bile binmeyi aklıma getirmedim. Taş yerinde ağırdır, derler, neme gerek. Önümden geçen otomobillere gözümün takıldığı olur ama benim işim insanlarladır. Yalnız gezenleri, en ıssız saatlerde bile Kızılay’ı bekleyen benim kadar anlayan çıkmaz. Böyle dedim diye sanmayın ki çiftlerin, grup halinde gelip geçenlerin içini okuyamıyorum. İnsan sarrafı olmuşuz derler ya öyle işte. Ama nedense en çok kalabalık halde toplanıp Kızılay Meydanına doğru yürüyenleri sevmişimdir. Omuz omuza verip yürüdükleri için mi, hep beraber türkü söyleyip, halay çektikleri için mi bilmem onlara kanım ısınmıştır. Haklı talepleri olduğunu, dünyayı güzelleştirmek istedikleriniz sezmişimdir. Bunu sadece sezgiyle açıklayamayız elbette. İşim v...