Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Son Sarı Yaprak Düşecek mi?

Genel kurulla kulübü ele geçiremeyen Gökçekgiller borç sopasını sallayarak saltanat peşinde… Ankara’yı bir ahtapot gibi saran Gökçek ailesinin kolları kentin önde gelen takımlarından birini boğmak üzere Babasını aratmayan Ahmet Gökçek, Ankaragücü’nü kaosa itti. Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi 400 kişinin usulsüz üye yapılmasını gerekçe göstererek 30 Ağustos 2009 ve 3 Ocak 2010 tarihlerinde yapılan genel kurulları iptal etti. Mevcut yönetim Yargıtay kararına kadar görevde kalabiliyor ama kulübe haciz getiren yöneticilerin yönetimde olduğuna bakılırsa bu pek mümkün görünmüyor. Belediye başkanlarının profesyonel spor kulüplerinin başkanlığını yapması yasaklandığından beri kendini onursal başkan olarak atayan Melih Gökçek’in yerine kulüp başkanlığını oğlu Ahmet Gökçek yürütüyor. Gökçekgiller’in Ankaragücü yönetimine geldiği bir yılın sonunda kulübün 50 trilyon borcu bulunuyor. Futbolculara 11 aydır ödeme yapılmamasına rağmen bu kadar borcun nasıl oluştuğu muamma. Zabıta müdürlerine...

Zokora neden özür dilemeli?

Geçen sezon sonunda başlayan şike davasının açtığı yaralara sürülen play-off merhemi belki futbol endüstrisini kurtardı ama futbol ağır bir yara daha aldı. “Hepiniz Ermenisiniz, hepiniz piçsiniz” dövizin taşındığı, Alevilerin evlerinin işaretlendiği, Akepe’li olmayan Kürtlerin Zerdüşt ilan edildiği, rahiplerin öldürüldüğü, “Tanrı Dağı kadar Türk” olan bu ülkede ırkçı nefreti yeşil sahalara taşıyacak bir tosuncuk lazımdı.Bu da milli maçta gol atınca basın tribününe el kol hareketi çeken, gırtlak kesme işaretiyle sahada tehdit savuran, İngiltere’de ırkçı hakaretleri nedeniyle tutunamayan Emre Belözoğlu’dan başkası olamazdı. Führer Emre içindeki ırkçıyı futbol endüstrisini kurtarmak için icat edilen Süper Final’in ilk maçında ortaya çıkardı. Ki geçen sezon Fenerbahçe-Ankaragücü maçından önce rakip takımın bir oyuncusuna Emre’nin cep telefonundan giden SMS’ler bir bakıma play off maçlarının yolunu açmıştı. Bundan sonrası piyasanın görünmeyen elinin işiydi. Gerçi Futbol Federasyonu ...

Kaleden kaleye şahin uçurdum

Endüstriyel futbol, sporun bir dalı olmaktan çıkıp ekonominin ve siyasetin alanına girdi. Futbol artık sahada oynanan bir oyun değil, pazarlanan ve satılan bir ürün. Bir taraftan da futbolun endüstrisinin yönetimi için iktidar kavgaları yapılıyor. Futbol Federasyonu’nun geliri 70 milyon doların üstünde. Türkiye futbol pastasının büyüklüğü ise 500 milyon doları aşmış durumda. Mafya, kontrgerilla, silah tüccarları, İslamcı sermaye sahanın kendileri için uygun yerlerinde demarke vaziyette top beklerken Akepe 10 kusurlu hareketten birini yaparak futbolun yönetimini ele geçirdi. Yeşil sahaları kuşatarak futbolu ele geçirme stratejisi izleyen Akepe ilk olarak saha dışında top sektirmeye başladı. 2004 yılındaki Futbol Federasyonu Genel Kurulu yaklaşırken Haluk Ulusoy aday olmaması için sıkı markaja alındı. Toprakbank davası kapsamında federasyon yönetimi hakkında Bankalar Kanunu’na muhalefetten dava açılmasını isteyen Yargıtay ile Futbol Federasyonu’nu soruşturma kararı alan Başbakanlık Te...

Komplo teorisi olarak Dünya Kupası

Futbolseverler için bir şenlik olan Dünya Kupası sona erdi. Fransa ve İtalya’nın gruptan çıkamaması, Uruguay’ın finalin kapısından dönmesi, Gana’nın ABD’yi elemesi, Almanya’nın İngiltere ve Arjantin’e uyguladığı dört dörtlük tarife, çizgiyi geçen top tartışması, “Tanrının eli”nin bu sefer Suarez’de zuhur etmesi, kaçan penaltılar, ne yapacağı bilinmeyen bir top ve kulakları tırmalayan vuvuzela ile muhteşem bir gösteri hafızalarda yerini aldı. Dünya Kupası bir şenliktir. Sevdiğimiz futbolcuları başka formalarla seyrederiz. Daha önce yan yana oynayanlar bu sefer karşı karşıya gelir. Daha önce rakip olanlar da aynı takımdadır. 32 ülkenin 736 futbolcusu bu sefer başka bir dizilişle, başka bir taktikle, başka adamlar olarak görünürler gözümüze. Ronaldo, Portekiz’de başkadır; Real Madrid’de başka. Milito, İnter’de kahramandır; Arjantin’de yedek. Bir de yolu buralardan geçenler vardır. Onlar da gururlandırır. Dos Santos, Lugano, Tello daha da sevdirir Uruguay’ı, Meksika’yı, Şili’yi…Gidip d...