“Ey bu topraklar için Toprağa düşen Bir karış toprağın Var mıydı yaşarken?” Ataol Behramoğlu Gıda fiyatlarındaki tırmanış tane ile meyve-sebze satışı dönemini açarken, gıdaya erişim hakkının giderek zorlaşması açlık isyanlarına davetiye çıkarıyor. KDV indirimi pahalılığın çölüne bir damla su olamazken, marketlerin hedef gösterilmesinden, basılan soğan depolarından etiketlerin haberi bile olmuyor. Ezana, bayrağa saldıran hayali düşmanlar yaratmak, halkı patlıcanla mermi arasında tercihe zorlamak kimsenin karnını doyurmadığı gibi, tokluk hissi bile yaratmıyor. 2. Dünya Savaşından sonra Avrupa’nın tahıl deposu görevini üstlenen ülkemizin bugün aynı ürünleri ithal etmeye başlamasının ardında tarımdaki neoliberal dönüşümün olduğunu söylemek gereksiz. Söz tarımdan açılınca konunun toprağın kullanımından ve tasarrufundan bağımsız tartışılması mümkün değil. Melek Mutlu Özkesen, Toprakları Kapatmak adlı çalışmasıyla çiftçilerin proleterleşmesi gibi sonuçlara da yol açan toprağın piyasalaş...