“Hani benim gençliğim nerde?” Yusuf Hayaloğlu Büyük hayallerle üniversite eğitimine başlayıp, diplomasını kredi borcuyla birlikte alan, idealindeki mesleği yapma olanağı bulamayınca o sektöre yancı olarak giren, üstüne üstlük sahte diplomalıların iktidarına hizmet eden bir işle iştigal eden gençliğin iç çekişini anlatan bir roman yazılacak olsaydı hiç kuşkusuz Hakan Bıçakçı’nın Silinmiş Sahneler kitabı gibi bir roman yazılırdı. Kahramanımızın adı belli değil ama Genç Werther’in Acılarını öğrenmeye çalıştığından ona bizim Werther demenin bir sakıncası olmaz. Sinema-televizyon eğitimini montaj üstüne aldığı kurslarla zenginleştirip yönetmenlik hayaline yaklaştığını sansa da Yeni Türkiye’nin ona layık gördüğü iş sansürcülükten öte değildir. Nekrofili ve pedofili hastalığından muzdarip ahlak bekçilerinin topluma çizdiği kırmızı çizgileri iyi bildiğinden bu görevde terfi etmeyi başarır (!) başarmasına ya bunun dibe doğru bir yarışa benzediği ortadadır. Karşısın...