Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mart, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bizde Bir Gülten Kaldı

  “Bu dizeyi bana ver, bütün şiirlerimi sana vereyim” Behçet Necatigil’in hayranlığını yukarıdaki sözlerle ifade ettiği Gülten Akın şiir yazmaya 1950’li yıllarda başlamasına rağmen o yılların önemli akımı olan II. Yeni içerisinde sayılmamıştır. Onun şiiri, yöneticiliğini yaptığı Halkevleri gibi Aydınlanma geleneğinden yola çıkıp halkçı bir damardan beslenerek devrimci mücadeleyle buluşmuştur. Kaymakam olan eşinin görev yaptığı/sürüldüğü Kumluca, Alucra, Gevaş, Şavşat gibi Anadolu’nun ücra köşelerinde avukatlık ya da öğretmenlik yapan Gülten Akın’ın şiirleri yaşamın içinden süzülerek gelmiştir. Köylülere gönüllü olarak okuma-yazma öğretirken, hastaneye ulaşımı olmayan köylere yol açmaya, ağaların el koyduğu toprağı kamulaştırmaya çalışırken bir sosyolog gibi gözlemlerde bulunan Gülten Akın, Anadolu’yu tanıdıkça şiiri de dönüşmüştür. Kurtuluş Savaşı’nı anlattığı Maraş Destanı’ndan Kızıldere’de katledilen Sabahattin Kurt’un, ODTÜ’de öldürülen Ertuğrul Karakaya’nın, işkencede canı alın...