Eskiden, çok eskiden Tanrımız yoktu. Korkumuz yoktu. Günahımız yoktu. Yapraklar gibiydik. Öpüşler gibiydik. Köpükler gibiydik. Yapamadık. Güzellik boğdu İyilik zayıf düşürdü hepimizi. İçimizden birisini göklerin ardına gönderdik. Şimdi hepimiz huzurla birbirimize kötülük ediyoruz. Şimdi hepimiz korkuyla acımızı seviyoruz Şimdi hepimiz dünyayı bir tanrıya değiştik Şimdi hepimiz cehenneme dua ediyoruz. Şükrü Erbaş 70’li yılların siyasal tarihinin sivil faşist güçler ile devrimci yapıların çatışması üzerinden anlatılması dönemin diğer aktörlerini gölgede bırakıyor. Bu durum 80 sonrası İslamcı kesimin kamusal alanda görünürlüğünün artmasının şaşkınlıkla karşılanmasına yol açıyor. Oysa İslamcı hareketin dış kulvardan başlattığı koşunun evveliyatı daha eskilere dayanır. Neyse ki İletişim Yayınları’nın kitap haline getirdiği bir doktora teziyle İslamcı gençlik hareketinin milliyetçi-muhafazakâr cepheden kopuşu, doğuşu ve gelişimine bakma olanağına sahibiz. Asef Bayat’ın İslamcılı...